Eleştiri Spor Yaşam

Spor Salonunda Dağınık Çalışmak

Spor Salonu

Aldığı ağırlıkları yerine koymayanlar, havlusunu, suyunu sağda solda bırakanlar ve daha niceleri… Spor salonunun sevilmeyen tipleri.

Selamlar dostlar. Nasılsınız? Umarım iyisinizdir. Ben değilim, bu yazıyı yazarken bile sinirleniyorum. “Neden sinirleniyorsun?” diye sorarsanız, hemen anlatayım. Spor salonunda dağınık çalışan tiplerden nefret ediyorum. İsterseniz bana kızabilirsiniz, ama içtenlikle söylüyorum. Gerçekten nefret ediyorum.

İzmir olsun, Muğla olsun bir sürü spor salonunda antrenman yaptım. Gittiğim yerler genellikle ortalama mekanlar oldu. Böyle ortalama mekanlarda ekipman sayıları oldukça sınırlıdır. Makine, plaka ve dumbbell gibi ekipmanlar çok olmadığı gibi, çok da kaliteli değildir. Gelelim nefret dolu söylemlerimin neleri içerdiğine.

Ağırlıkları Sağda Solda Bırakanlar

Her yerin olduğu gibi spor salonunun da bir raconu vardır. Bunlardan birisi de aldığın ağırlığı yerine bırakmak!

Spor salonunda her ekipmanın belli bir yeri olur. Bunlardan bazıları da dumbbell ve plakalar. Ekipmanı alıp kullanmak kolay. Ama yerine koymak bir hayli zor geliyor. Ya arkadaşım, tamam ne güzel yaptın egzersizini, ee koysana yerine geri. Yok olmaz! Neden, çünkü üşeniyorum. Gelme spor salonuna o zaman. Bu kadar basit! Kimse senin dağınıklığını toplamak zorunda değil. Çalışanlar bile.

Dağınık Spor Salonu

Dağınıklığı geçtim, salonlarda kişiye özel bir sistem yok ki. Senin gibi başkaları da o ekipmanla çalışacak. Aramak zorunda mı? Zaman kaybetmek zorunda mı? Hayır! Kimse Sherlock Holmes olmak zorunda değil. Aldığın gibi yerine bırak!

Yer İşgal Edenler

Eveeeeet, gelelim yer işgal edenlere. Bunlar spor salonlarının en vazgeçilmez ve tiksindirici tipleri.

Bakın şöyle izah edeyim; bu tiplemeler havlusunu, telefonunu, suyunu ve daha birçok ekipmanını bench’lere bırakırlar. Orda çalışmak zorunda kalınca da onları asla bulamazsınız. Etrafa bakıp kimseyi göremeyince, başka yere ekipmanlarını bırakınca da sizi surat yaparlar, laf ederler. Neymiş, elim pismiş. Ee koyduğun yer çok mu temiz?

Bende çalışırken eşyalarımı bir yere bırakıyorum. Telefon oluyor, havlu oluyor, su oluyor… Oluyor da oluyor. Ama bunu yaptıktan sonra da eşyalarımı bıraktığım yerde çalışıyorum. Bir yere ayrılmıyorum. Eşyalarımı o bench’e bırakırken de etrafı inceliyorum. Neden? Çünkü herkes rahatlıkla çalışabilsin diye. Birisinin işi varsa zaman kaybetmekten yapabilsin diye. Bunu yapmak çok mu zor? Hayır, değil. Kimse sizin terli havlunuza dokunmak zorunda değil, kimse zor durumda kalmak zorunda değil. Bunun raconu budur, yer işgal etmeyin!

Ekipmanları Terli Bırakanlar

Ah, bir de bu tipler yok mu? Bunlar direkt dayaklık. Ekipmanları terli bırakanlar…

Spor salonlarında havlu bulundurmak her zaman değişmez bir kuraldır. Sonuçta spor yapıyoruz ve ister istemez terliyoruz. Havlunun amacı çalışmak istediğimiz ekipmanı çalışma esnasında temiz tutmaktır. Bench’e oturmadan önce havluyu serersin öyle çalışırsın. Bir yere kolunu yaslaman gerekir, havluyu serersin. Neden? Çünkü temiz olsun diye. Başkaları da rahatlıkla çalışabilsin diye.

Daha önce karşılaşmamış olmanızı umuyorum ama ben çok karşılaştım. Tam böyle motive bir şekilde salona gelmişten bir de bakıyorum ki çalışmak istediğimiz bench’te bi’ su aygırı çalışmış. Su aygırı diyorum, çünkü tam anlamıyla teriyle kendi izini bırakmış. Kişi suya da dönüşmüş olabilir. Çünkü bench tamamıyla ıslak. Pislik ulan bu, pislik. Neden böylesiniz? Neden! Havlunu kullan, temiz tut!

Daha önce gittiğim bir spor salonunu bırakıp başka bir salona geçtim. Sebebi ise insanların dağınık ve pis olmasıydı. Ayrıca yönetimin bu konuda hiçbir şey yapmaması da cabasıydı. Şu an gittiğim spor salonu öncekinden hem daha küçük hem de daha eski ekipmanlara sahip. Ama en azından herkes düzenli ve temiz. Dakikalarca ağırlık aramıyorum, pis ekipmanlarla karşı karşıya kalmıyorum.

Bir Yorum Bırak