Günlük Spor

Seni Asla Unutmayacağım! – KOBE BRYANT

Kobe Bryant öldü, hala inanması çok zor geliyor. Hayır, Kobe ölmemiş desinler. O yaşıyor desinler. Bu gerçek olamaz!

Kaç aydır yazı yazmıyorum? 6 mı yoksa 7 mi? Bloguma çok uzun bir süredir uğramıyorum. Kimseye anlatamadığım hiçbir derdim olmamıştı. Taa ki bu güne kadar. Sizlere içimi dökmek istiyorum. Çünkü ben hiç iyi hissetmiyorum. Ben bu kelimeleri yazarken duygusal olarak çöküntü yaşıyorum. Lütfen beni anlayın.

Dün bilgisayar başında arkadaşlarımda Rainbow Six Siege oynuyorduk. Oyunda birisi “RIP KOBE” yazdı. Bunun bir şaka olduğunu düşündüm ve aldırış etmedim. Ama arkadaşlarım internette böyle haberlerinin dolandığını söyledi. Bir yanlış anlaşılmanın olduğunu, hata olduğunu düşündüm. Çünkü Kobe ölemez, ölmemeli. Ölemez abi işte, ölmesini istemiyordum.

Hemen oyunu kapattım ve internette araştırmalar yaptım. Her site öldüğünü yazıyordu, yine inanmadım. Ama haberler doğrulandı ve gerçekten öldüğü açıklandı. Helikopter kazasında hayatını kaybetmiş. Hem de 13 yaşındaki kızı Gigi ile birlikte. Bütün gece oturdum ve düşündüm.

Gece araştırma yaparken karşıma bir video denk geldi. Los Angeles Lakers uçağı indiği anda LeBron James’in Kobe’nin ölüm haberini aldığı ve yıkıldığı videoyu gördüm. Bir adam düşünün her koşulda her zaman dik durmayı başarabilen birisi. LeBron James böyle bir karaktere sahip işte. Ama bu adam yıkıldığını görmek beni derinden etkiledi. Adeta yürüyüşü değişmiş, bitkin düşmüş. En yakın arkadaşını, abisini kaybetmiş. Elbette kolay değil.

Youtube’da Alper Biçen isimli bir Youtube kanalını takip ediyorum. Kendisi benim gibi basketbola sevdalı birisi. Benden daha fazla Kobe’yi seviyor. Çünkü benim gibi onun da hayatına pek çok şey katmış. Ölümüyle birlikte yayın açtı, aynı duyguları paylaştığımız için onun yayınını izlerken ben de onunla birlikte duygulandım.

Alper Biçen, Youtube kanalında Kobe Bryant’ın ölümü üzerine gelen tepkileri derlemiş. İzlerken kaç kere yıkıldığımı sizlere anlatamam. Sizin de izlemenizi isterim.

Kobe Bryant, hayatıma çok şey kattı. Basketbola olan ilgimi onun sayesinde keşfettim. Ben 25 yaşındayım, bundan 13 yıl önce basketbolu keşfettim. Kobe Bryant sayesinde basketbolu keşfettim. Bilgisayarda onun videolarını izleyip dışarı koşar adım çıkıp onun hareketlerini yapmaya çalışırdım. Onun gibi olmak isterdim, o olmak isterdim. Ortaokuldayken basketbol koçumuz Kobe’nin günde 10000 şut attığını söylerdi. Onun çalışma azmini örnek almaya çalışırdım. O koşula hazırlıklı olmaya çalışırdı. İnsanların olabileceğin fazlasını yapabileceğini gösterdi. Hala bana bir şeyler katmaya devam ediyor.

Kobe Bryant’ın ölümü sadece basketbol severleri değil, bütün dünyayı etkiledi. Hayatımda basketbol oynamamış insanlar bile Kobe’nin ölümüne üzüldü. Twitter gündeminde 1. sıraya ulaştı. Kobe, sadece mükemmel bir atlet değildi. Mükemmel bir insandı da. Herkesin adını bildiği, saygı duyduğu bir adamdı. Çorabımızı sepete atarken Kobe diye bağırırız. Oyunlarda bomba atarken Kobe diye bağırırız. İsabetli suç attığımızda Kobe deriz.

Seni hiçbir zaman unutmayağız! Mükemmel insan, mükemmel baba, mükemmel oyuncu; gelmiş geçmiş en iyi basketbol oyuncusu. GOAT! Efsaneler asla unutulmaz!

Bir Yorum Bırak