Günlük

Kişisel Blog’um 4 Yaşında!

Kişisel Blog

Bugün kişisel blog’um 4 yaşına girdi. Kişisel blogumun 4. yılı şerefine ben de minik bir yazı hazırlayayım dedim.

Selaaamlar! Evet, uzun zamandır ortalıklarda görünmüyordum. En son yazdığım yazım 1 yıl önceymiş. Önceymiş diyorum, çünkü en son yazdığım yazıyı bile unutmuşum. Aradan gerçekten çok uzun zaman geçti. Ama artık geri döndüm, en azından bu sefer daha düzenli olarak yazı yazmak istiyorum.

Kişisel Blog‘um benim için bir nevi günlük gibi. Kendimi en rahat hissettiğim sonsuz bir alan. İstediğim gibi davranır, istediğim gibi yazabilirim. Kimse beni burada yargılayamaz, benim güvenli alanım gibi. Burayı askıya almak ya da unutmak benim için asla gerçekleşmeyecek bir durum.

Bu 1 yıllık süreçte neler oldu?

Bu 1 yıl süreçte hayatımda çok fazla şey değişmedi, ama kaybettiğim bazı şeyler beni yıktı bitirdi. Evet, bir dönem psikolojik olarak çöküş yaşadım. Ama bu durumu da yavaş yavaş atlatıyorum, sayılır.

Neler oldu?

Hayatımda benim için çok büyük bir yeri olan birisini kaybettim. Bunu hissetmek, yaşamak gerçekten iğrenç bir durum. Ama geçiyor, geçmek üzere. Elbette tamamıyla unutmak neredeyse imkansız. Ama etkisi azalıyor sanki, belki de ben geçtiğini düşünmeye çalışarak kendimi kandırmaya çalışıyorum. Bilmiyorum, iyi hissetmeye başladım galiba. Bu durumu daha çok uzatmak istemiyorum aslında, belki başka bir yazıyla derinlemesine içimi dökerim. Ama bu durumun benim değişmeme büyük katkısı olduğunu söyleyebilirim, iyi yönde elbette.

İş olarak hala aynı işi yapıyorum. Bir e-ticaret şirketinde webmaster’lık yapıyorum. Aslında her işi yapıyorum denilebilir. Gerekirse satışta da yardım ediyorum, gerekirse bir şeyleri taşımalarında da… Küçük bir yerde çalıştığınızda ister istemez her işi bilmeniz ve yapmanız gerekebiliyor. Ben de gerekeni yapıyorum.

Stresi yendim!

Bu 1 yıl içerisinde stres ile çok baş etmeye çalıştım. Stres rezil bir şey. Savaşmaya çalıştım, ama başarabildiğimi pek söyleyemem. Sonra şöyle düşündüm; neden savaşıyorum ki? Stresi madem hayatımdan atamıyorum, hayatımın bir parçası olarak kabullenebilirim dedim kendi kendime. Stresi kabullendim, stres artık hayatımın bir parçası.

Ne kadar bahsettim bilmiyorum ama; hobi olarak oyun geliştirme ile ilgileniyorum. En azından öğrenmeye çalışıyorum diyebiliriz. Unity ile kendimi geliştirmeye çalışırken, bir taraftan da 3 boyutlu modellemede en azından bir şeyler öğrenmek için Blender derslerine bakıyorum. Yakında bununla ilgili de postlar atarım. Bakalım bu yıl oyun geliştirme tarafında ne kadar yol ilerleyebileceğim?

Bir taraftan da Twitch yayınları yapmaya başladım. Twitch.tv/BizceOyun_TV üzerinde minik minik yayınlar yapıyorum. Bazen oyun geliştirme üzerine, bazense oyun oynama üzerine. Eğer bu yazıyı okuyorsanız katılmanızı tavsiye ederim. Zira Ekim, Kasım ve Aralık ayları oyunların çıkış yapacağı zamanalr olacağı için bir sürü yeni oyunu Twitch üzerinde deneyimliyor olacağım.

Yazıyı daha çok uzatmak istemiyorum açıkcası. Bu 1 yıllık süreç genel olarak böyle geçti. Umarım hepimiz için mutlu, huzurlu günler yaşarız. Herkese iyi günler dilerim.

Bir Yorum Bırak