Günlük Oyun

Unutamadığım Efsane Oyunlar

14 yıldan fazla süredir oyunlarla haşır neşir birisiyim. Bu 14 yıl hep PC oyunlarıyla geçti. Tabii ki Atari oyunları oynadım. Ama ben bu yazıda sadece PC oyunlarını ele almak istiyorum. Bu 14 yıl içerisinde oynadığım ve asla unutamadığım efsane oyunları derlemek istiyorum.

Yaşadığım nesilde internet kafeler bir hayli kabalık olurdu. Hatta masalara geçmek için ismimizi sıraya aldırırdık ve bir masaya geçmek için beklerdik. Hayatımın uzun yılları internet kafelerde geçti diyebilirim. Okuldan sonra internet kafeye gidebilmek için harçlığımı okulda harcamazdım ve aç kalmayı göze alırdım. Asla unutamadığım oyunların birkaçını bu yıllar içerisinde öğrendim.

 

Half Life

 

Unutamadığım Efsane Oyunlar - Half Life

İnternet kafeye ilk olarak babamla birlikte gitmiştik. Israrlarıma dayanamayıp götürmüştü. Yanyana iki tane masa açtırdık. Babamla birlikte oynadığımız ilk oyun Half Life oldu. İlk oynadığım FPS tabanlı oyundu. Ben daha mouse kullanmasını doğru düzgün bilmiyordum. Doğal olarak babam bana oyunu öğretmeye çalıştı. Ama ne kadar öğrensem de beni oyunda paramparça etmişti.

Oyunda herkes elektrikli silaha koşardı. Çünkü en kolay öldürebilen silahlardan birisiydi. Bazıları da tek vuruşla alma şansı olan yayı kullanıyordu. Bazıları basılı tuttukça güçlenen duvarları denebilen silahı kullanıyordu ki o silah benim favorimdi. Half Life, bizim için sadece “multiplayer” modundan ibaretti.

 

Quake 3: Arena

 

Unutamadığım Efsane Oyunlar - Quake 3

Quake 3: Arena, 1999-2000 yılları arasında çıkmış çok eski bir yapım. Ama bizim için o yılların en iyi FPS oyunları arasındaydı. Hatta şimdiki oyunlara bile taş çıkartır diyebilirim. Bu oyun tam anlamıyla bir efsane.

Hızlı yapısı ve atmosferiyle tam anlamıyla bizi kendine çeken bir oyundu. Haritaları o kadar güzeldi ki oyundayken gerçek hayattan kopardık. Oyunda boşlukta geçen birkaç harita vardı. Bu haritaların bir tanesinde çok fazla atlayıp, zıplayabiliyorduk. Bu harita benim favorimdi. Sadece o haritada oynardım.

 

Grand Theft Auto: Vice City

 

Unutamadığım Efsane Oyunlar - GTA Vice City

Grand Theft Auto: Vice City kısacası GTA Vice City, benim ilk oynadığım oyunlar arasında yer alıyor.  O zamanlar açık dünya yapısına sahip çok az oyun vardı. Bunlardan birisi GTA Vice City idi.

Oyunda boş boş gezmeyi, polisleri ve insanları öldürmeye bayılırdım. Büyük silahlarla insanların kafasına ateş ettiğimde kafaları kopardı. “Nuttertools,” “professioneltools” ve “aspirine” hala aklımda olan hileleri.

Oyundaki mekanları basmak beni çok heyecanlandırdı. Ama en çok “panzer” yazarak tankı çağırmayı ve araba çarparak onları patlatmaya bayılırdım. Polisler asla beni durduramazdı.

GTA Vice City’deki ana karakterimiz suda yüzemiyordu. Hemen boğuluyordu. Hatta bazen “seaways” yazıp arabalarla suda gidiyorduk.

 

Counter Strike

 

Unutamadığım Efsane Oyunlar - Counter Strike

Bu oyunun yeri benim için her zaman ayrı olmuştur. Benim zamanımızda Counter Strike 1.1, 1.3 gibi versiyon sürümleri vardı. Bildiğimiz klasik Counter Strike yapısından bahsediyorum.

 

Aynı internet kafeye giden insanların mekan içerisinde belirli kariyerleri vardı. En iyi oyuncu her zaman en çok saygıyı görürdü. Bu durum komik geliyor olabilir. Ama bizim zamanımızda durum böyleydi.

İlk oynadığım zamanlarda yeni oyuncu olduğum için çok aşağılanırdım. Bu aşağılamaları çoğu zaman ciddiye alırdım. Okuldan kaçar ve internet kafeye kendimi bu oyunda geliştirmeye çalışırdım. Daha o zaman ne hallere geleceğim belliymiş.

İnternet kafede en iyi oyuncu olduktan sonra diğer yerlere gider ve en iyi oyuncularla oynamaya çalışırdım. Benden daha iyi bir oyuncu varsa; onu geçmeye çalışırdım ve genelde başarılı olurdum. Sınavlarıma çalışmayıp, benden çok çok iyi oynayan insanları izlerdim. Onlardan bir şeyler kapmaya çalışırdım ve bunları uygulardım. O zamanlar benim en hırslı zamanlarımdandı. Keşke her konuda o kadar hırslı olabilseymişim.

Knight Online

 

Unutamadığım Efsane Oyunlar - Knight Online

Çocukluğumu bitiren oyun, Knight Online. Bu oyunu internet kafede bir masada görmüştüm. Oyunu oynayanlar çok dikkatli oynuyorlardı. Bir taraftan oynarken, diğer taraftan yanındaki arkadaşlarıyla iletişim kuruyordu. Bu oyunda birlikte çalışıyorlar diye düşündüm.

Hesap açtım ve oyuna girmeye çalıştım. Bir sürü “server” vardı. Premium üyeliğim olmadığı için sürekli server’ları dolu gösteriyordu. Sırf girmek için 30 dakikanızı ayırmamız gerekiyordu. Eğer şanslıysak daha erken sürede girebiliyorduk.

Oyuna alışmam, tam anlamıyla anlamak yıllarımı aldı. Ama benim için yıllarımı vermek hiç sorun olmadı. Sadece zamanımı değil, paramın hepsini de bu oyuna hatırmıştım. Oyundaki parayı bazı firmalar, internet kafeler satıyordu. Bunun için çok fazla para harcadım. Hatta gidip kitaplarımı satıp, tüm paramı bu oyuna yatırmıştım. Ama sonunda soyulmuştum.

Bazen hala oyuna girip girmemek konusunda düşündüğüm oluyor.

 

Assassin’s Creed 2

 

Unutamadığım Efsane Oyunlar - Assassin's Creed 2

Bu oyunu 5-6 kere oynadım. Her defasında bitirdim ve tekrar başlattım. Hikayesiyle beni baştan çıkartmayı başaran nadir oyunlardan bir tanesi oldu.

Assassin’s Creed 2 çıkmadan önce kısa bir film yayınlanmıştı. Filmde Assassin’s Creed 2’nin hikayesinden bahsediyordu. Filmi izler izlemez bu oyunu kesinlikle oynamalıyım diye düşündüm. Oyun çıktıktan bir süre sonra hemen edinip oynadım.

Oyundaki ana karakterimiz Ezio‘nun başına gelmeyen kalmıyordu. Ailesi komployla idam ediliyordu. Babası, abisi ve küçük kardeşi gözlerinin önünde öldürülüyordu. O an beni yiyip bitirmişti. İlk defa bu kadar duygulanmıştım. Bu nedenden dolayı bu oyun benim için çok değerli ve asla unutmayacağım.

Sizlerde listede yerini alabilecek ve asla unutamadığınız oyunları aşağıya yorum olarak yazabilirsiniz. Sizlerle bu oyunları yad edebiliriz.

Yorum

Bir Cevap Yazın