Kültür Sanat

Mutlaka Okumanız Gereken 10 Kitap

“Edebiyat hayatın uydusudur, onu taklit etmez, hayata istediği biçimi verir,” demiş Namık Kemal. Edebiyat hayattan bir parça gibidir. Bizde hayatın bu önemli kolunu yansıtan önemli yapıtları sizler için listeledik.

1) Knut Hamsun – Açlık

Gerçek adı Knud Pedersen olan Hamsun, Açlık romanında Andreas Tangen isimli bir yazarın hikayesi anlatıldığı roman psikoloji türünü de yansıtan bir romandır. Açlık aslında insanın ideali ve gerçekleri arasında sıkışıp kalmasının hikayesidir de diyebiliriz.

2) Orhan Pamuk – Kar

Orhan Pamuk‘a Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandıran Kar, 90’lı yılların Türkiye‘sinin bir özeti gibidir adeta. Başörtü sorunsalı, İmam hatipler, askeri darbeler kavramlarının sıkça yer aldığı romanın politik bir yanı da vardır. Şair Ka‘nın Almanya‘dan dönüşüyle başlayan olaylar Kars‘ta gerçekleşir. Mekan olarak Kars’ın seçilmesi bir tesadüf değildir.  Türkiye’ye ne kadar uzak olsa da politik durumların yoğun gerçekleştiği bir yerdir.

3) Lev Tolstoy – Anna Karenina

Rus ve Dünya edebiyatının önde gelen isimlerinden olan Tolstoy, 1870’lerin Rusyasının üst tabakasındaki durumunu kendine özgü bir anlatım ile anlatmıştır. Anna Karenina çok farklı kavramların bir arada buluştuğu bir tür olarak karşımıza çıkmaktadır. Kahraman üzerinden dönemin ruhsal yapısının incelendiği roman, modern dünya edebiyatının otoritelerince en iyi romanlardan biri olarak gösterilmiştir.

4) Albert Camus – Yabancı

Absürdizm akımının öncülerinden kabul edilen Camus, Yabancı‘da insanın yaşamının sürdürdüğü dünyaya ve kendine yabancılaşmasını anlatır. Orta halli bir Fransız olan Mersault‘un yaşadıkları ve hayata bakış açısı anlatılmıştır. Camus, romanında kahraman bakış açısının kullanıldığı kitap dünya edebiyatının önemli eserlerinden biridir.

5) Ernest Hemingway – Yaşlı Adam ve Deniz

Hemingway‘in Nobel Edebiyat Ödüllü, Yaşlı Adam ve Deniz romanı, Kübalı bir denizcinin hikayesinin anlatıldığı roman, içerisinde sembolik özellikler taşımakta olup, İncil faktörü de işlenmiştir. Sade bir dille yazılmış olan romanda, birçok farklı kavramlar kullanılmıştır ve bu yönden sembolik unsurların birleşimiyle de oldukça kendine has bir hikaye olmuştur.

6) Franz Kafka – Dava

Dava, dönemini en iyi yansıtan eserlerden biridir. Franz Kafka‘nın oldukça güzel bir üslupla kaleme aldığı romanda özetle,  Dava’nın kahramanı bir sabah birdenbire  tutuklandığını öğrenir fakat hayatına devam edebilecektir. Aslında bu davanın konusu yoktur. Kimse de bilmemektedir. Bir zaman sonra Dava artık kahramanın bütün hayatına oluşturmaya başlar. Kahramanın çaresizliği bir dönemin insanın özeti gibidir.

7) İvo Andriç – Drina Köprüsü

İvo Andriç‘in Nobel ödüllü kitabı Drina Köprüsü basit bir şekilde Osmanlı‘nın ünlü Veziri Azam’ı Sokullu Mehmet Paşa‘nın  Vişegrad‘da bir köprü yaptırmasıyla başlar diyebiliriz. Balkanların kendisine has dokusunu betimleyici anlatımıyla renk veren Andriç, sadece beli bir döneme bağlı kalmayıp bölgenin yakın tarihi de anlatılmıştır.

8) Umberto Eco – Gülün Adı

Ortaçağ tarihi konusunda hatırı ayılır bir üne sahip Umberto Eco‘nun sevilen romanı konu olarak yine Ortaçağ‘ı ele alan Gülün Adı, bir manastırda gerçekleşen cinayeti anlatır. Romanın kahramanı William, son derece iyi kurgulanmış bu cinayette yardımcısıyla adeta tek başınadır. Dönemin dini özelliklerini başarılı bir şekilde anlatan Eco, hristiyanlıktaki bazı fikir ayrılıklarını da anlatır.

9) Ahmet Hamdi Tanpınar – Saatleri Ayarlama Enstitüsü

Ahmet Hamdi Tanpınar‘ı ve Türk toplumunu en iyi yansıtan eserlerden biridir. Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Türk insanının doğu ile batı arasındaki sıkışmasını anlatmakla kalmayıp, tarihsel dönemi de bunun içine sokmuştur. Roman hakkında özetle şunu diyebiliriz; romanın kahramanı Hayri İrdal bir saatçide işe başlar. Ardından 1. dünya savaşına asker olarak gider. Savaş bittikten sonra İstanbul‘a gelerek evlenir.  Roman sembolik unsurlar barındırması bakımından bir hayli dikkat çekicidir.

10) George Orwell – Bin Dokuz Yüz Seksen Dört

George Orwell‘ın politik içerikli romanı olan Bin Dokuz Yüz Seksen Dört bir distopyayı içerir aslında. Roman şahsi özgürlüklerin baskı altına alındığı, bireyin adeta kimliğini kaybettiği ve baskıcı bir rejimin varlığı altındaki yozlaşan insan değerlerini anlatıyor. Özellikle Savaş Barıştır, Özgürlük Köleliktir, Cahillik Kuvvettir, sözü romandaki dünyayı en iyi anlatan cümledir diyebiliriz.

Bu yazı Enis Kartal tarafından hazırlanmıştır. Emekleri için teşekkür ederim.

Facebook ve Instagram hesabıma buradan ulaşabilirsiniz.

Olasılıksız – Adam Fawer – Ne Okumalıyım?

Müptezeller Emrah Serbes – Ne Okumalıyım?

Dönüşüm Franz Kafka- Ne Okumalıyım?

Kırmızı Saçlı Kadın Orhan Pamuk – Ne Okumalıyım?

2 Yorumlar

Bir Cevap Yazın